Zekâ; zihnin öğrenme, öğrendiğinden faydalanabilme, yeni durumlara uyabilme ve yeni çözüm yolları arayabilme olarak tanımlanabilir. Zekâ’nın durumu genetik veya çevresel faktörlerden değişebilmektedir. Eski Yunan döneminde ortaya çıkan zekâ ile ilgili kavramlar bugün psikolog biliminin en önemli çalışma alanlarını oluşturmaktadır.
Zekâyı Ölçmek 1905 yılında Fransa’da, zihinsel geriliği olan öğrencileri tespit etmek ve onlara özel eğitim programları geliştirmek için Alfred Binet’ten ölçüm araçları geliştirilmesi istenmiştir. Bu bağlamda takvim yaşı ve zihin yaşı hesaplama yöntemi geliştirmiştir. L.Terman tarafından eklemeler yapılarak Stanford Binet Testi ortaya konulmuştur. Bir başka zekâ ölçüm aracı ise David Wechsler tarafından geliştirilen “Wechsler Bireysel Zeka Testleri”dir (WISC-R). Performans ve sözel olmak üzere iki farklı alan ve bunların alt dallarını ele almaktadır. Günümüzde en yaygın şekilde bu zekâ testleri uygulanmaktadır.
Zekâ Testi Yaptırılmalı Mıdır? Bazı ilgili meslektaşlar zekâ testi yaptırmanın etiketlemeye yol açabileceğini ve yaptırılmaması gerektiğini düşünmektedirler. Zekâ testi uygulamasını gerçekleştirdikten sonra çıkan sonucu veya durumu abartılı bir şekilde göstermek, övünme boyutunu aşmak veya çocuğu sonuca göre yargılamak bahsedilen bu riskin ortaya çıkmasına sebebiyet vermektedir. Fakat zekâ testini yaptırmak; çocuğu daha iyi tanımak, ilgili/yetenekli alanları daha somut ve doğru bir şekilde görebilmeyi sağlamaktadır. Yani çıkan sonuç ile çocuğu etiketlemek değil, çocuğu sonuca göre iyileştirmektir. Bu artılardan faydalanabilmek için tabii ki ailenin, zekâ testi öncesinde bilinçlendirilmesi ve sürece yönelik farkındalığının arttırılması gerekmektedir.
İçeriğimizi okuduğunuz için çok teşekkür ederiz. Bu ve bunun gibi içeriklerin hepsine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.